Müsabaka öncesi heyecan sporun bir parçasıdır. Fakat sonuç düşüncesi bütün antrenmanları gölgeliyor, sporcu hata yapmaktan kaçınıyor veya yarışma günü günlük işlevi belirgin etkileniyorsa kaygıyı daha yakından ele almak gerekir. İlk soru 'nasıl hemen sakinleşir?' değil, baskının nereden geldiğidir.
Sporcunun kendi hedefiyle antrenör, aile veya takım beklentileri aynı olmayabilir. Bir hata sonrasında kendisiyle nasıl konuştuğu, sonucu nasıl anlamlandırdığı ve sporu hayatındaki başka alanlarla nasıl dengelediği önemlidir. Genç sporcularda bu konuşma yaşa uygun ve aile sınırları belirlenmiş bir çerçevede yürütülür.
Görüşmelerde yarışma öncesi rutinler, dikkat odağı, hedefleri somutlaştırma ve zor duygular karşısında sürdürülebilir yöntemler değerlendirilebilir. Bunlar herkese aynı biçimde uygulanacak hazır reçeteler değildir. Sporcunun branşı, deneyimi ve kişisel koşulları belirleyicidir.
Kaygı yoğun ve kalıcıysa, uyku ve günlük yaşamı etkiliyorsa veya başka ruhsal güçlüklerle birlikte görülüyorsa kapsamlı değerlendirme gerekir. İzmir'de yüz yüze veya online sporcu danışmanlığı başvurusunda görüşmenin kapsamı ve gerekebilecek uzman iş birliği açıkça konuşulur.
Yarışmadan sonraki değerlendirmede sadece dereceye odaklanmak yerine sürecin kontrol edilebilir yönlerine de bakılabilir: hazırlık, dikkat odağı ve zor bir anda yeniden toparlanma gibi. Bu, kötü bir sonucu önemsizleştirmek değildir. Sonuca üzülmeye alan tanımak ve ardından öğrenilenleri konuşmak mümkündür. Destek planı hazırlanırken antrenörün teknik rolü ile psikolojik danışmanın görüşme rolü karıştırılmamalıdır.