Okula gitmek istememe, ders başında zorlanma veya sınav öncesi yoğun kaygı tek bir nedene indirgenmemelidir. Yaş, gelişim, ailedeki değişimler ve okul deneyimi birlikte ele alındığında daha anlamlı bir tablo ortaya çıkar.
Görüşmelerde çocuğun güçlü yanlarını ve desteğe ihtiyaç duyduğu alanları belirlemeye çalışırız. Uygun olduğunda ebeveyn ve okul arasındaki iletişim de planın bir parçası olabilir.
Hedef, çocuğun okul yaşamına ilişkin güçlüklerini anlaşılır ve sürdürülebilir adımlarla ele almaktır.
Okulda yaşanan güçlük çoğu zaman sabah kapıda görünür, fakat gün boyunca biriken deneyimler de etkili olabilir. Öğrenme hızı, öğretmen ilişkisi, akran ortamı ve aile beklentileri birlikte düşünülmelidir. Çocuğun hangi alanlarda rahat olduğunu görmek, yalnızca zorlandığı alanlara odaklanmaktan daha açıklayıcıdır.
İlk görüşmede ev ve okul gözlemleri karşılaştırılır. Hedef, çocuğun katılımını artıracak somut ve uygulanabilir adımlar belirlemektir. Gerektiğinde öğretmenle iletişim, öğrenme değerlendirmesi veya başka bir uzmanın görüşü planlanabilir; tanı bir tek gözleme dayanarak konmaz.