Bir çocuğun sırasını beklemekte, konuşmayı bölmemekte veya ani bir isteği ertelemekte zorlanması aileyi yorabilir. Yalnızca 'kendini tut' demek çoğu zaman yeterli değildir. Hangi durumların daha zorlayıcı olduğunu, uyarının nasıl verildiğini ve ardından ne yaşandığını gözlemek gerekir.
Kuralları mümkün olduğunca kısa, somut ve önceden bilinir hâle getirmek yardımcı olabilir. Sıra bekleme gibi beceriler küçük ve başarılabilir adımlarla çalışılabilir. Her davranışa aynı anda müdahale etmek yerine önce güvenliği ve günlük yaşamı en çok etkileyen alanları seçmek daha sürdürülebilirdir.
Çocuğun olumlu çabasını fark etmek, yalnızca zor davranış ortaya çıktığında ilgi göstermekten farklı bir ilişki kurar. Ebeveynlerin aynı durumlara benzer tepkiler vermesi de çocuğun beklentileri anlamasını kolaylaştırır. Okul ile ev arasında tutarlı bir dil kurulması gerekiyorsa bu ayrıca planlanabilir.
Davranışın altında dikkat, duygu düzenleme, gelişimsel veya çevresel başka etkenler bulunabilir. Bu nedenle yoğun ve süren güçlüklerde kapsamlı değerlendirme önemlidir; bir yazıdan tanı çıkarmak doğru olmaz.
Günlük hayatta bekleme pratiği için oyundan ve kısa sıra alma fırsatlarından yararlanılabilir. Başarı beklentisini bir anda yükseltmek yerine küçük ilerlemeleri fark etmek gerekir. Çocuk hata yaptığında davranışıyla kimliğini ayıran bir dil kullanın: “Sözümü kestin, tekrar deneyeyim” demek “Sen hep düşünmeden davranıyorsun” yargısından farklıdır. Güvenli olmayan davranışlarda ise yetişkinin hızlı ve açık müdahalesi önceliklidir.